8 Kasım 2013 Cuma
Sabır tükenirse
Sevgilimi seviyorum, evet buraları doldurmama sebep olan sevgilimi. Ama sanırım sona geldik. Ayrılacağım sanırım. Çok mücadele ettim. Ne kadar bana ters olursa olsun yaptıkları alttan almaya çalıştım, kaybetmek istemedim onu. O ne yaptı hep devam etti, hiç durulmadı. Mükemmel bir sevgili değildim belki ama direndik. Sabır da bir yere kadar. Senin sevgilin var ne işin var saat 4-5'e kadar Taksim'de gay barlarda, barlarda. Evet güzel bir şeye sahiptik. Kaç defa uyardım seni bu konuda? İstemesemde bitirmem gerektiğini düşünüyorum. Sanırım doğru insan diye bişey yok. Üzgünüm.
31 Ekim 2013 Perşembe
Hadi Sevgilim, Hadi
Şu sıralar yapmam gereken tek şeyin ders çalışmak olması gerekiyordu. Ama aklımı toplayıp bir türlü yapamıyorum.
İçinde bulunduğum ekonomik sıkıntılar bir yandan; sevgilimin, sevdiğimin soğukluğu bir yandan.
Benim Fatih'im böyle değildi.
Düşünmeden edemiyorum, kendimi suçluyorum sürekli.
Benim Fatih'im sevgisini gösterirdi bana.
Benim Fatih'im özlerdi beni.
Benim Fatih'im düşünür, ilgilenirdi.
Hakkını yemek istemiyorum, çok çabalıyorsun; ama adım adım benden uzaklaştığını hissediyorum.
Kaybetmekten korktuğumda, gitmeyeceğime nasıl inanırsın diye soran, beni sürekli özlediğini söyleyen, ben özlemek güzeldir dediğimde tersleyen, aynı evde yaşama hayalleri kuran, bütün sorunlarımı dinleyebileceğini, aç kalıp beni doyurabileceğini, gece üstümü örtebileceğini söyleyen, çok şey paylaştığımızı söyleyen, beni sahiplenen, ilgi gösteren, düşünen, sürekli görüşmek isteyen Fatih nerede?
Bunları yap diyecek kadar bencil değilim, ama özlüyorum bunları..
Kaybetmekten korkuyorum seni be adam! Seviyorum seni hem de çok. Neden böyle olduk anlam veremiyorum.
Çok haksızlık ettim sana. Çok bencillik ettim sana. üzdüm de seni. Ama inan ki hepsi seni sevdiğimdendi.
Noldu bize be aşkım? Silkelenip kendimize gelelim artık.
Biz farklıydık unuttun mu? O masum, saf çocuk hala burada. Biliyorum benim Fatih'im de orada.
Anlayışlı davranmaya özen göstereceğim. Hassas olduğun konuların üzerine gitmeyeceğim. Sen istemedikçe yapmayacağım o şeyleri.
Sen de eskisi gibi ol aşkım.
Sar beni, sarmala; verme başkasına. İlgine muhtaç, sevgine hasret kaldım. Seni seviyorum, senin için savaşmaktan vazgeçmeyeceğim. Sen de benden vazgeçme. Hem dost hem sevgili olalım. Seni bulmuşken kaybedemem, sen de beni beklediğini söylememiş miydin?
Hadi sevgilim, hadi. Kıskansın insanlar bizi !
İçinde bulunduğum ekonomik sıkıntılar bir yandan; sevgilimin, sevdiğimin soğukluğu bir yandan.
Benim Fatih'im böyle değildi.
Düşünmeden edemiyorum, kendimi suçluyorum sürekli.
Benim Fatih'im sevgisini gösterirdi bana.
Benim Fatih'im özlerdi beni.
Benim Fatih'im düşünür, ilgilenirdi.
Hakkını yemek istemiyorum, çok çabalıyorsun; ama adım adım benden uzaklaştığını hissediyorum.
Kaybetmekten korktuğumda, gitmeyeceğime nasıl inanırsın diye soran, beni sürekli özlediğini söyleyen, ben özlemek güzeldir dediğimde tersleyen, aynı evde yaşama hayalleri kuran, bütün sorunlarımı dinleyebileceğini, aç kalıp beni doyurabileceğini, gece üstümü örtebileceğini söyleyen, çok şey paylaştığımızı söyleyen, beni sahiplenen, ilgi gösteren, düşünen, sürekli görüşmek isteyen Fatih nerede?
Bunları yap diyecek kadar bencil değilim, ama özlüyorum bunları..
Kaybetmekten korkuyorum seni be adam! Seviyorum seni hem de çok. Neden böyle olduk anlam veremiyorum.
Çok haksızlık ettim sana. Çok bencillik ettim sana. üzdüm de seni. Ama inan ki hepsi seni sevdiğimdendi.
Noldu bize be aşkım? Silkelenip kendimize gelelim artık.
Biz farklıydık unuttun mu? O masum, saf çocuk hala burada. Biliyorum benim Fatih'im de orada.
Anlayışlı davranmaya özen göstereceğim. Hassas olduğun konuların üzerine gitmeyeceğim. Sen istemedikçe yapmayacağım o şeyleri.
Sen de eskisi gibi ol aşkım.
Sar beni, sarmala; verme başkasına. İlgine muhtaç, sevgine hasret kaldım. Seni seviyorum, senin için savaşmaktan vazgeçmeyeceğim. Sen de benden vazgeçme. Hem dost hem sevgili olalım. Seni bulmuşken kaybedemem, sen de beni beklediğini söylememiş miydin?
Hadi sevgilim, hadi. Kıskansın insanlar bizi !
18 Eylül 2013 Çarşamba
Zor Severim, Çok Severim
Üzme beni, yakma canımı.
Önceden olsaydı anlayamazdım şu anki ruh halimi. Ama bir kez yaşadım bunu. Şimdi anlayabiliyorum. Kalbim ve mantığım birbiriyle çelişiyor ve bundan yine ben zarar görüyorum. Artık seni tamamen hayatıma soktuğum dönem başladı, kaybetme korkusuyla yaşıyorum artık.
İnanmak, güvenmek, korkusuzca yaşamak istiyorum aşkımı. Ama diyorum sonra ama..? O gece beni bırakmayacağını söyledin.. O kadar çok istedim ki inanmayı. Yapamadım ama bir kere kırıldı güvenim, ya yine olursa diye korkuyorum. Bunu bir kere daha yaşayamam, o acıyı. Kaybetmek korkusuyla yaşamak zor. Kendime verdiğim sözü tutamadım. Sevdim seni, alışıyorum giderek bağlanıyorum sana.
Her güzel şeyin bir sonu olduğunu söylerler. Sen de yapıyorsun bunu bana bir gün bitebileceğini anlatmaya çalışıyorsun.
Ne demiştim bir keresinde sana hatırlıyor musun? "Her insan kendi katilini kendi seçer."
Korkuyorum bazen yok yere, benim olduğunu bile bile. Hata mı ettim diye sorduğum da oldu. ama seni sevdiğim için pişman değilim Seni sevdiğim kadar beni sevmiyor olabileceğin yakıyor canımı.
Sana kendimi anlatırken ufak bir ayrıntıyı atlamış olmalıyım. Zor severim, çok severim..
Önceden olsaydı anlayamazdım şu anki ruh halimi. Ama bir kez yaşadım bunu. Şimdi anlayabiliyorum. Kalbim ve mantığım birbiriyle çelişiyor ve bundan yine ben zarar görüyorum. Artık seni tamamen hayatıma soktuğum dönem başladı, kaybetme korkusuyla yaşıyorum artık.
İnanmak, güvenmek, korkusuzca yaşamak istiyorum aşkımı. Ama diyorum sonra ama..? O gece beni bırakmayacağını söyledin.. O kadar çok istedim ki inanmayı. Yapamadım ama bir kere kırıldı güvenim, ya yine olursa diye korkuyorum. Bunu bir kere daha yaşayamam, o acıyı. Kaybetmek korkusuyla yaşamak zor. Kendime verdiğim sözü tutamadım. Sevdim seni, alışıyorum giderek bağlanıyorum sana.
Her güzel şeyin bir sonu olduğunu söylerler. Sen de yapıyorsun bunu bana bir gün bitebileceğini anlatmaya çalışıyorsun.
Ne demiştim bir keresinde sana hatırlıyor musun? "Her insan kendi katilini kendi seçer."
Korkuyorum bazen yok yere, benim olduğunu bile bile. Hata mı ettim diye sorduğum da oldu. ama seni sevdiğim için pişman değilim Seni sevdiğim kadar beni sevmiyor olabileceğin yakıyor canımı.
Sana kendimi anlatırken ufak bir ayrıntıyı atlamış olmalıyım. Zor severim, çok severim..
31 Ağustos 2013 Cumartesi
Beyoğlu Belediyesi'nden Geri Adım (!)
Merdivenler yine gökkuşağı renklerine boyandı
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde belediye ekipleri tarafından griye boyanan merdiven bu sabah belediye tarafından yine gökkuşağı renklerine boyandı.
Beyoğlu ilçesi Fındıklı'dan Cihangir'e çıkan merdivenler bu sabaha karşı bir kez daha renk değiştirdi. Gökkuşağı renklerinden griye dönen 145 basamak, yeniden rengarenk oldu. Bu kez merdivenleri belediye gökkuşağı renklerine boyadı.
Merdivenleri ilk olarak emekli Orman Mühendisi Hüseyin Çetinel boyamıştı. Ancak Beyoğlu Belediyesi "izin alınmadığı ve şikayet geldiği gerekçesiyle" merdivenleri eski hali olan griye döndürmüştü. İstanbullular tarafından büyük ilgi gören gök kuşağı renkli merdivenlerin griye dönüştürülmesi özellikle sosyal medyada eleştirilere neden olmuştu.
Kaynak: Cumhuriyet.com.tr 31.08.2013
Sosyal medya üzerinden çok fazla eleştiriye mağruz kalan Belediye yetkilileri tabiri caizse, sıçtığını temizlediler.
Ve yurdumun çeşitli yerlerinde de merdivenler, kaldırımlar gökkuşağı renklerine boyanıyor.
- Ankara Seyranbağları mahallesi sakinleri, merdivenlerini gök kuşağı renklerine boyadılar.
- Diyarbakır Amed Sanat Sokağı Gökkuşağı renklerine boyandı.
- İstanbul Kızıltoprak Tren İstasyonu merdivenleri Gökkuşağı renklerine boyandı.
- YeşilSol Gençler Bakırköy'de merdiven güzelleştirmesi yaptılar...
30 Ağustos 2013 Cuma
Gri'nin Elli Tonu
Renkli merdivenler yeniden griye boyandıFındıklı'dan Cihangir'e çıkan renkli merdivenler yeniden griye boyandı. Merdivenlerin Beyoğlu Belediyesi tarafından eski haline getirildiği iddia edildi, ancak belediyeden "Biz boyamadık" şeklinde açıklama geldi. Geçtiğimiz çarşamba günü, 64 yaşındaki orman mühendisi Hüseyin Çetinel tarafından gökkuşağı renklerine boyanan Cihangir merdivenleri dün gece yeniden griye boyandı. Merdivenleri boyamakta hiçbir siyasi amaç gütmediğini söyleyen Çetinel, 4 günde 200 merdiven boyamıştı. Mahalleyi güzelleştirme fikrinden yola çıkarak projeyi gerçekleştirdiğini ifade eden Çetinel, “İnsanlar buraya geldiklerinde gülümsesin istiyorum. Görenler fotoğrafını çekiyor, hepsinin yüzünden mutluluğu okuyorum” demişti. "BİZ BOYAMADIK" Merdivenlerin yeniden griye boyanmasından sorumlu tutulan ve sosyal medyada tepki gören Beyoğlu Belediyesi ise konuyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Kaldırımları biz boyamadık, araştırıyoruz" denildi. Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/ 30.08.2013 | |
Evet, sayın hükümetimiz merdivenlerin gökkuşağı renklerine boyanmasını bile bir tehdit olarak görüyor. Şafak operasyonuyla rengarenk merdivenler griye, kasvete boyandı. Karanlık ve otorite, renkten-ışıktan-umuttan hep korkmuştur. Twitterdan #direnmerdiven tagıyla destek verebilirsiniz. 31.08.2013 Cumartesi günü saat 17:00' de boyanı fırçanı kap gel etkinliğiyle merdivenleri yeniden boyuyoruz!
5 Ağustos 2013 Pazartesi
Yakaladım mı ne?
Kulağa biraz kötü gelebilir belki bilemiyorum ama hayatımızı şeffaf yaşayamıyoruz. İnternetten biriyle tanıştım. Aslında pek benim tarzım bi olay değildi. Bi müddet netten konuştuk, sonra baktık bişeyler oluyor, oluru var yani. Görüşmek istediğini söyledi. Olur dedim bende. Anadolu yakasında bi motor iskelesinde buluşacaktık, o karşı yakada yaşıyor. 1-2 dakika geç kaldım. Biraz gergin bir şekilde motor iskelesine doğru yürüdüm. Baktım orda dikelmiş beni bekliyor. Hoşuma gitti onu orda görünce. Benim aksime o gayet rahattı. Merhaba-merhaba tarzı bir konuşma yaşandı. Sonra canlı müzik olan bir cafeye gittik. Ortam sıcaktı. Konuştuk, tanımaya başladık birbirimizi. Güzel vakit geçirdim onunla orda. Hiçte cinsel bir yaklaşımı olmadı ki bu çok hoşnut etti beni. Orda zaman baya hızlı aktı. Kalktık dışarda bir çay bahçesinde çay eşliğinde biraz daha sohbet ettik. Artık saat geç oldu, kalkalım dedik. Zaman baya hızlı akmış olacak ki son motor seferini kaçırmışız. O dedi işte bi taksi tutarım falan benim içim rahat etmedi, ikimize de kalacak yer ayarlamaya çalışıyorum. Saat geç, insanlar uyumuş. O iş olmadı yani. Napalım, napalım -parkta sabahlamak? güzel olabilirdi:)- metrobüs. O bu tarafları pek bilmiyor. Duraktan bir dolmuşa bindik. Gideceği yönü tarif ettim, vedalaştık, o indi ben devam ettim. "Bu gece çok güzeldi" mesajı zaten içimi eritmeye yetti:) Eve vardım, anahtarı yanıma almayı unutmuşum. Zile de basamıyorum o saatte. Neyse yapcak bişey bekleyeyim dedim. Bu sırada biz mesajlaşmaya devam ediyoruz. Ben ona uyu dedim, ertesi gün işe gidecek; bana verdiği cevap "Yok sen eve girene kadar sabredeceğim". Çok memnun etti beni:) Sahur vaktine kadar takıldım dışarda. Sonra eve geçtim. Mesajlaşmaya devam ettik bi süre. Bu süre içinde çok güzel konuşmalar geçti:) Tam aradığım gibi bir kişiliği vardı. En azından şimdilik öyle gözüküyor. Ben esmer olmasını tercih ederdim ama bununla idare edicez artık :P Ayrıca açık sözlü ve çok güzel yemek yapıyor(muş.) :D Buz mavisi gözleri var ama bu pek hoşuna gitmiyor sanırım:).
2 Ağustos 2013 Cuma
Genel Ahlaksız !
Dün işten çıktım, eve gidiyorum. Otobüs geldi bindim ben de. Arkalara doğru ilerledim. Bir kız vardı otobüste; meymenetsiz, dedikoducu bir tip. Yanında erkek arkadaşı mıdır nedir bir çocuk vardı. Ben ister istemez duyuyorum kız sürekli birilerini çekiştirip duruyor. Kafede çalışıyormuş. Sonra başladı anlatmaya:
-Bugün kafeye iki tane çocuk geldi, böyle aynı kız gibiydiler. Ay ben bir portakal suyu alıcam ama soğuk olsun, falan diye taklitlerini yaparak anlatıyor. Yanındaki lalenin de ne peşinde olduğu belli ya her dediğini onaylıyor. Yok neymiş efendim hepsini bir yere toplayıp bombalamak lazımmış. Niye? Babanla mı yatmışlar? Size mi birşey yapmışlar? Nerden geliyor bu kin? Orda ikisine birden öyle bir dalasım geldi ki anlatamam. Islah olması gereken birileri varsa o da sizsiniz.
31 Temmuz 2013 Çarşamba
Yardım Almaktan Çekinmeyin
Arkadaşlar yardım almaktan çekinmeyin. Bir uzmana başvurun. Devlet hastanelerinde bile o kadar iyi uzmanlar var ki. Onlar sizi yargılamaz, size yardım eder. Hepimiz biliyoruz; kolay değil yaşadıklarımız. Kabullenişler, kabullenemeyişler. Cidden sancılı bir süreç. Bunda utanılıcak bir tarafta yok. Konuşup, paylaştıkça rahatlarsınız hem. Tek başınıza taşımayın bu yükü, paylaşın.
27 Temmuz 2013 Cumartesi
Muuayyen Gün
Evet evet yanlış okumadınız bizlerinde muayyen günleri olabiliyor:) Biraz edepsizleşmenin zamanı geldi galiba :D Bazen öylesine azgın hissediyorum ki kendime hakim olamayacağımdan korkuyorum :D Bir gün yine o azgın günlerimden birindeyim. Nerde yakışıklı birini görsem o mükemmel İngiliz aksanımla "Who fuck with me!?" deyip durdum bütün gün kendi kendime. Allah vere de bi abazanlık yapmasam :D
Burdayız
ZENNE
Bu filmin ülkemizde çekilmiş olması beni çok sevindirdi. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Biz gibi insanların çektiği sıkıntıları işlemiş. Aslına bakarsanız amatör denilebilicek bir film ama önemli olan taşıdığı değer. Arkası gelmek bilmeyen nefret cinayetleri, yargısız infaz..
Ama artık sesimizi duyurabiliyoruz. Yılda bir ya da iki gün olsa bile. Kuşadası'nda oturduğu evde katledilen Dora için Galatasaray Lisesinin önünden Karaköy'e kadar yürüdük. Biz de varız, burdayız; durun diyebildik. Umut ediyorum ki insanlar zamanla bizi kabullenmeye başlayacaklar. İşte o zaman gerçekten güzel bir dünya bizi bekliyor olacak. Saygılarımla..
Bu filmin ülkemizde çekilmiş olması beni çok sevindirdi. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Biz gibi insanların çektiği sıkıntıları işlemiş. Aslına bakarsanız amatör denilebilicek bir film ama önemli olan taşıdığı değer. Arkası gelmek bilmeyen nefret cinayetleri, yargısız infaz..
Ama artık sesimizi duyurabiliyoruz. Yılda bir ya da iki gün olsa bile. Kuşadası'nda oturduğu evde katledilen Dora için Galatasaray Lisesinin önünden Karaköy'e kadar yürüdük. Biz de varız, burdayız; durun diyebildik. Umut ediyorum ki insanlar zamanla bizi kabullenmeye başlayacaklar. İşte o zaman gerçekten güzel bir dünya bizi bekliyor olacak. Saygılarımla..
You will Never Know
AŞIK OLMAK
Aşık olmak? Benim başıma geleceğini asla düşünmezdim. O kadar uzaktım ki bu duyguya. Birini deliler gibi sevmek, ona körü körüne bağlanmak. Benim için öyle anlamsızdı ki. Ama insan büyük konuşmamalı. Yaşamadan bilemez hiç birşeyi.
Çok sevmek, onu sürekli düşünmek. Zor iş be. Sürekli yanında görmek istiyosun onu; dokunmak, sarılmak, kokusunu içine çekmek istiyosun. İştahın kaçıyo böyle yemek yerken aklına gelince, midende bi bulantı. Bu duygular bile güzel geliyo aslında severken. Ama özlemek gerçektende büyük bir yokluk. Çok acıtıyo zaman zaman.
Hele ki benim gibi tek taraflıysa aşkın, arkadaşlıktan öte geçebilecek bi ilişki değilse, ayda bi iki kez görüşelim ötesine geçmesin diyosa bi de evine git demişse bunun tarif edilemez bi acısı var. Hep özlüyosun onu, çok özlüyosun; yanındayken bile. Çünkü biliyosun senin değil o. Dilediğince dokunamıyosun ona. Sonra bi boşluk içinde buluyosun kendini. Sonu gelmeyen sorular. Hepsi kafanın içindeler, beynini kemiriyolar. Nerde, kiminle, ne yapıyo? Acaba aklında başka biri mi var? Beni düşünüyo mu?
Bütün bunları yaşarken günden güne eridiğimi hissediyorum. Çok seviyorum, bi o kadar üzülüyorum. Kendi kendimi yiyorum. Sonu gelmeyen paranoyalar. Biliyorum benim değil ama ben onu bütün benliğimle kabul etmişim. Var mı ötesi? Bu yeterli değil mi onu sahiplenmem için?
You will never know; How much i love you?
Aşık olmak? Benim başıma geleceğini asla düşünmezdim. O kadar uzaktım ki bu duyguya. Birini deliler gibi sevmek, ona körü körüne bağlanmak. Benim için öyle anlamsızdı ki. Ama insan büyük konuşmamalı. Yaşamadan bilemez hiç birşeyi.
Çok sevmek, onu sürekli düşünmek. Zor iş be. Sürekli yanında görmek istiyosun onu; dokunmak, sarılmak, kokusunu içine çekmek istiyosun. İştahın kaçıyo böyle yemek yerken aklına gelince, midende bi bulantı. Bu duygular bile güzel geliyo aslında severken. Ama özlemek gerçektende büyük bir yokluk. Çok acıtıyo zaman zaman.
Hele ki benim gibi tek taraflıysa aşkın, arkadaşlıktan öte geçebilecek bi ilişki değilse, ayda bi iki kez görüşelim ötesine geçmesin diyosa bi de evine git demişse bunun tarif edilemez bi acısı var. Hep özlüyosun onu, çok özlüyosun; yanındayken bile. Çünkü biliyosun senin değil o. Dilediğince dokunamıyosun ona. Sonra bi boşluk içinde buluyosun kendini. Sonu gelmeyen sorular. Hepsi kafanın içindeler, beynini kemiriyolar. Nerde, kiminle, ne yapıyo? Acaba aklında başka biri mi var? Beni düşünüyo mu?
Bütün bunları yaşarken günden güne eridiğimi hissediyorum. Çok seviyorum, bi o kadar üzülüyorum. Kendi kendimi yiyorum. Sonu gelmeyen paranoyalar. Biliyorum benim değil ama ben onu bütün benliğimle kabul etmişim. Var mı ötesi? Bu yeterli değil mi onu sahiplenmem için?
You will never know; How much i love you?
Yalnızlık İyidir..
Yalnızlık öyle sanıldığı kadar kötü birşey değil. Yalnızken daha güçlüdür insan. Kendine ait düzeni, ideallari. amaçları vardır. İlerler kendi yolunda. Dış dünya o kadar da bağlamaz onu. Duygusal bir bağın yoktur. Çok güçlüsündür o zaman. Kimse incitemez seni. Çünkü sen izin vermemişsindir.
Sonra biri çıkar karşına. Bütün düzenini, hayatının akışını değiştirir. Yavaş yavaş bağlanırsın ona. Farkına varamazsın gücünün azaldığının. Güzel gelir o zamanlar yolunda giderken herşey. Bağlanmak çok tehlikeli, birine güvenmek, aşık olmak. İşte o güçlü kişilik bu insanın karşısında rüzgara karşı koymaya çalışan bir kuru yaprağa döner.
Birdenbire değişiverir olayın seyri. İpler kopar gösterdiğinde gerçek yüzünü. İşte o zaman anlarsın ne kadar güçsüz bir hale geldiğini. Kor gibi yanar yüreğin, dindiremezsin. Yeniden ayağa kalkmaya çalışırsın, yapamazsın. Hiçbir şey eskisi gibi olamaz artık.
Bu yüzden ben derim ki siz siz olun; kimseye güvenmeyin, inanmayın, bağlanmayın. Herkese gerektiği değeri verin. Sonra cefasını çeken siz olursunuz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







