Şu sıralar yapmam gereken tek şeyin ders çalışmak olması gerekiyordu. Ama aklımı toplayıp bir türlü yapamıyorum.
İçinde bulunduğum ekonomik sıkıntılar bir yandan; sevgilimin, sevdiğimin soğukluğu bir yandan.
Benim Fatih'im böyle değildi.
Düşünmeden edemiyorum, kendimi suçluyorum sürekli.
Benim Fatih'im sevgisini gösterirdi bana.
Benim Fatih'im özlerdi beni.
Benim Fatih'im düşünür, ilgilenirdi.
Hakkını yemek istemiyorum, çok çabalıyorsun; ama adım adım benden uzaklaştığını hissediyorum.
Kaybetmekten korktuğumda, gitmeyeceğime nasıl inanırsın diye soran, beni sürekli özlediğini söyleyen, ben özlemek güzeldir dediğimde tersleyen, aynı evde yaşama hayalleri kuran, bütün sorunlarımı dinleyebileceğini, aç kalıp beni doyurabileceğini, gece üstümü örtebileceğini söyleyen, çok şey paylaştığımızı söyleyen, beni sahiplenen, ilgi gösteren, düşünen, sürekli görüşmek isteyen Fatih nerede?
Bunları yap diyecek kadar bencil değilim, ama özlüyorum bunları..
Kaybetmekten korkuyorum seni be adam! Seviyorum seni hem de çok. Neden böyle olduk anlam veremiyorum.
Çok haksızlık ettim sana. Çok bencillik ettim sana. üzdüm de seni. Ama inan ki hepsi seni sevdiğimdendi.
Noldu bize be aşkım? Silkelenip kendimize gelelim artık.
Biz farklıydık unuttun mu? O masum, saf çocuk hala burada. Biliyorum benim Fatih'im de orada.
Anlayışlı davranmaya özen göstereceğim. Hassas olduğun konuların üzerine gitmeyeceğim. Sen istemedikçe yapmayacağım o şeyleri.
Sen de eskisi gibi ol aşkım.
Sar beni, sarmala; verme başkasına. İlgine muhtaç, sevgine hasret kaldım. Seni seviyorum, senin için savaşmaktan vazgeçmeyeceğim. Sen de benden vazgeçme. Hem dost hem sevgili olalım. Seni bulmuşken kaybedemem, sen de beni beklediğini söylememiş miydin?
Hadi sevgilim, hadi. Kıskansın insanlar bizi !